Değişim

webchangesDeğişim

Değişim inançla doğru orantılı bir farklılaşmadır. Değişime ayak uydurmaya inanmak, değişimin için ilk motivasyondur. Ancak değişim, kolay bir durum değildir. Hayatın sistemsel mantığı gibi değişimde bir sürece bağlıdır.  Hadi biraz o süreç üzerine konuşalım.

Öğrenme ihtiyaçtan kaynaklanır yani bilgiye veya  beceriye ihtiyacınız varsa öğrenmeye başlarız. Bu öğrenme, eğer hayatınızın akışını etkiliyor ve öğrendiklerinizi günlük yaşantınızda kullanıyorsak kalıcı bir etki yaratmış demektir. Öteki türlü bilgiler sadece anı kurtarmış bir bilgiden ileriye gitmeyebilir.  Değişim ise ihtiyaçtan kaynaklanıyorsa daha etkili bir süreç olur. Örneğin Annemin benim yurtdışında kaldığım süre boyunca beni takip etmek amaçlı Facebook kullanması gibi… Hiç sosyal medyayı kullanmamış birinin hayatına 60 yaşından sonra bunu kullanması bir değişimdir. İçsel motivasyonla tetiklenmiş ve yaşam tarzını etkileyen bir değişim.

Peki değişim ihtiyaçla geliyor dediksek inançla ya da inanmayla ilişkisi nedir? İnanma durumu sadece motivasyonu tetikleyen bir durumdur. Kişi değişimin kendine bir farklılık yaratacağına inanıyorsa değişir. Annemin beni takip etmesinin merak duygusunu azaltacak olmasının ondan yaratacağı farklılıkla sonucunda değişmiş olması gibi. Değişimi zor yapanda zaten budur. Neden? Sorunun cevabını iyi vermemek bu süreci içinden çıkılmaz bir hale sokabilir.

İhtiyaca inançla başlamış bir sürecin sonu olur mu? Sorusunu duyar gibiyim. Tabiki olmaz. Zaten değişim hep vardır ve devamlı bir süreçtir. Bu süreç devam ettikçe ki hayat boyu sürer, bireyler değişimi yaşar. O zaman daha zor bir soru geliyor sanırım. Peki kişiler değişime ihtiyaç duymasalar da değişim olur mu? Bu sorunun cevabı aslında Evet. Ancak kişiler bazen değişimi fark edemezler. Yani değişen şeyin aslında hangi ihtiyaçla geldiği konusunda net fikirleri olmayabilir. Durumu ise olağanlık (natural)  olarak nitelendirebiliriz. Sıcak iklimde yaşayanların soğuk iklime zamanla alışmaları gibi… Değişim bu geçişte haberli kapıyı çalan ama kapının arkasında birinin olmadığı bir durumdur.  Başka bir söylemle, değişim süreçte olurken aslında yine ihtiyaçtan doğmuştur ve kişi bunun farkında olmamış olabilir. Soğuk havaya alışması yaşaması gereken bir durumdan ortaya çıkmış yani bir ihtiyaç durumu oluşmuş ve değişime girmiştir.

Aslında benimde cevaplarken en zorlanacağım soruyu, önce kendime sonra size sorayım. Eğer değişim bir süreç ise bu sürecin çıktısı değişmek mi? Evet ama bu süreç kendini, her seferinde o kadar çok tekrar edebilir ki değişimler versiyonlara bölünür ve yeni ürünler çıkar. Yani değişim oldukça insan yeniden yapılanır ve her yapılanması yeni bir kişi demektir. Başka bir açıdan bakmak gerekirse, benim Türkiye’ye geri dönünce annemin Facebook macerasını bitirmesinin aslında yeni bir versiyon olarak annemin değiştiğini gösterir. Bu durum versiyonun geri gitmesi ( downgrade) demek değil. Bu durum Facebook’ ta kullanmış, tecrübe edinmiş ve hayatına katmış olunan birinin değişimidir. Yani kullanılan sosyal medyanın, teknolojinin, sıcak ülkeye geri dönmenin durumu, değişimden vazgeçmek anlamına gelmiyor, aslında tam tersi yaşamışlık ve uyum sağlanmışlık üzerine değişilmiş bir kişi olduğu anlamına geliyor.

Şuana kadar yazılanlar aklınıza şu cümleyi getirdiyse durum anlaşılmış demektir. Her doğan gün insanı bir önceki güne göre değişmiş yapar. Yani her gün uyandığımızda bir önceki güne göre yeni versiyonla güne başlarız. Çünkü gördüklerimiz, öğrendiklerimiz, uyguladıklarımızla her geçen dakika aynı kişi olmuyoruz… Değişiyoruz… ( Belki de habersizce değişiyoruz çünkü kendimizi çok iyi tanımıyoruz buna vakit bile ayırmıyoruz)

O zaman, yarın hayatımızda güzel şeylerin değişeceğine inanalım ve bir sonraki güne yeni versiyonla kalkalım.

IMGSource

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *